Pir Paşa Camii ve Anıt Çınar

Bizanslılar 789 yıl Kıbrıs’ı ellerinde tutmuşlardı. İşte kilise bu devirde inşa edilmişti. Kesin inşaat yılı bilinmemektedir. Yedinci yüzyılda oluşan Arap Deniz Kuvvetleri adaya akınlar yapmış ve bu akınlar 963 yılına kadar 24 kez tekrarlanmıştır. Bu akınların birincisinde Başkomutan Muaviye idi. 647 yılında yapılan akında komutan Ubeyde’nin eşi Hala Sultan da sefere katılmıştı. Bu seferde Hala Sultan Hazretleri Tuzla mevkiinde attan düşerek şehit olmuştu. Kabri üçüncü derecede kutsal bir meşherdir. İslâm Âlemince ziyaret edilmektedir. İşte Lefke Pir Paşa Camisi bu seferlerin birinde kiliseden camiye çevrilmişti. Hangi seferde olduğu saptanamamıştır. 963 yılındaki Araplarla Bizanslılar arasındaki savaş durarak Kıbrıs Bizanslılar’a bırakılmıştı.

Kıbrıs, 1570-1571 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu’nun düzenlemiş olduğu harekâtla Osmanlı topraklarına katılmıştır. Harekâta Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Pir Paşa’nın torunu Mehmet Bey de katılmıştı.

Türk düzeninin kurulmasında Mehmet Bey Baf Sancaktarı olmuş ve Lefke de bu sancağa katılmıştı. Mehmet Bey Lefke’yi ziyaretinde bu harap camiyi görmüş ve seceresi Hazreti Ebubekir’e kadar dayanan bu muhterem camiyi yenileyerek inşa etmiş ve camiye dedesinin adı olan Pir Paşa ismini vermiştir.

Kilisenin adı olan Ayyorgi zamanında bile anılıyor. Cami kurbundaki hark bendine hal⠓Ayyorgi” bendi diyoruz. Mehmet Bey camiyi yenileyerek inşa ettirmişti. Bitişiğinde açılan medresede birçok ünlü din adamı yetişmiştir. Medrese kalıntıları halen mevcuttur.

1580 yılında kurulan medrese, 1584 yılında harap olmuştu. Medrese 1825 yılında Lefkoşalı bir hanım tarafından tamir edilmiş ise de daha sonra bakımsızlık ve ihmal yüzünden harap olmaktan kurtulamamıştı.

Pir Paşa Camisi’nin üç kemerli toplantı yeri ve kesme taştan yapılmış silindirik bir mimarisi vardır. Hemen yanında 1839’da ölen Vezir Osman Paşa’nın oldukça iyi durumdaki kabartma işlemeli mermer mezarı yer almaktadır. Osmanlı Devri taş işçiliğini en iyi bir şekilde yansıtan bu mermer mezar, görülmeye değer bir sanat eseri olarak karşımızda durmaktadır.

Pir Paşa Mezarlığı ise 1930’larda defne kapatılmıştır. 1970’lerde mezarlığın tarlaya tahviline karar verilmiş ve bütün mezarlar buldozerlerle kaldırılmıştır.